Bilmeniz Gereken 4 İş İngilizcesi Deyimi
- 26 Ara 2022
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 6 Oca 2023
İngilizceyi konuşup anlıyorsunuz ama bazen öyle kelimeler kullanıyorlar ki hiçbir anlam ifade etmiyor mu? Deyimler konusuna hoş geldiniz. Bu yazımızda iş İngilizcesinde kullanabileceğiniz 4 kelimeyi ve deyimi öğreniyor olacaksınız.

Whether that will let Microsoft corner the market on bringing the Internet to television is unclear, however.
Deyimler her dilde olduğu gibi İngilizcede de büyük öneme sahiptir. İngilizce öğrenirken yapılan hatalardan bir tanesi de bu deyimleri görmezden gelmektir.
To Corner the Market
Korner futboldan da hatırlanacağı üzere köşe anlamına gelir. Fakat İngilizce deyimlerin bir diğer özelliği ise bazen tam çevirilerinin yapılamaması. Corner the market “piyasaya hâkim olmak” anlamına gelir. Bir şirketin veya kişinin piyasayı ele geçirmesi ve kontrol sağlamasıdır. Buradaki kontrol fiyat, kalite, kullanım veya herhangi bir alanda olabilir. Şimdi bazı örnek cümlelere bakalım.
Volkswagen has nearly cornered the market of personal cars.
(Volkswagen neredeyse kişisel araba pazarına hâkim oldu.)
Our goal is to corner the market nationwide.
(Hedefimiz ülke çapında piyasaya hâkim olmak.)
You can't corner the market in industrial packaging on your own.
(Tek başınıza endüstriyel paketleme sektörüne hakim olamazsınız)

Hands Are Tied
Hands are tied direkt olarak çevirisi yapılabilen deyimlerden bir tanesidir. Kendisi “elim kolum bağlı” anlamına gelir ve bir kişinin belirli bir olay karşısında çaresizliğini ifade eder.
Can you give me a few days more? My hands are tied until I get my paycheck.
(Bana bir kaç gün daha verebilir misin? Maaşımı alana kadar elim kolum bağlı.)
I wish I could help you with your monthly payment but my hands are tied.
(Keşke sana aylık ödemende yardım edebilseydim fakat elim kolum bağlı)
The manager says that her hands are tied because the upper management has cut the budget on this Project.
(Müdür, üst yönetim bu projenin bütçesini kestiği için eli kolunun bağlı olduğunu söylüyor.)
By the Book

By the book, "kurala göre veya kitaba göre" anlamlarına gelir. Bir kişinin kuralına uygun hareket ettiğini ifade eder.
Airplane pilots must always fly by the book.
(Uçak pilotları her zaman kurallara göre uçmalı.)
Rules are not to be broken - Emma does everything by the book.
(Kurallar çiğnenmek için değildir - Emma her şeyi kitabına göre yapıyor.)
He was very confident during the trial because he did everything by the book.
(Duruşma boyunca kendinden çok emindi çünkü her şeyi kitabına göre yapmıştı.)
It's Not Rocket Science
Roket bilimi zordur değil mi? Yukarıdaki İngilizce deyimin çevirisi ise "Roket bilimi değil veya atla deve değil." Yani aslında bir şeyin zor olmadığını, aksine kolay olduğunu vurgulamak için kullanılır.

Just park it between the two cars over there. It's not rocket science.
(İlerideki arabaların arasına park ediver. Roket bilimi değil sonuçta.)
Social media is not rocket science. You just register and use it.
Sosyal medya roket bilimi değil. Kaydolur ve kullanırsın.
Our new project is not rocket science but it takes courage and patience.
(Yeni projemiz roket bilimi değil ama cesaret ve sabır gerektiriyor.)
Yukarıda bahsettiğimiz 4 İngilizce deyim hem günlük İngilizcenizi hem de İş İngilizcenizi renklendirecek ve daha ileri seviye konuşma ve anlamanızı sağlayacaktır. Aşağıda çok kısa bir Quiz bulunmakta. Bir kere daha tekrar etmeniz için yapmanızı öneriyoruz. Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle, sevgiler.
İngilizce yolcuğunuza eşlik etmek istiyoruz ve inanıyoruz ki Retha ile kariyerinizin bir sonraki adımını keşfetmek ve özgüvenli bir şekilde İngilizce konuşmanız mümkün. Nasıl mı?




Yorumlar