Akıcı İngilizce Konuşma Tekniği
- 16 Haz 2023
- 4 dakikada okunur
Bir çoğumuz için İngilizce konuşma becerisi büyük bir öneme sahip. Kimileri içinse yazmasam, okumasam da olur yeter ki konuşayım boyutunda. Peki gerçekten konuşma becerisi nasıl geliştirilir.
Bunun en bilinen yolu İngilizce bilen birisi pratik yapmak. Pratikten kastımız ise aslında konuşmanın ta kendisi. Fakat yabancı dile dışarıdan maruz kalmayan bir kişi olarak sadece pratikle güzel bir konuşma elde edebilir miyiz? Bir çoğumuz için bu sorunun cevabı hayır.

İngilizceyi bir araç olarak düşünelim. Bu aracın hareket etmesi ise konuşma olsun. Peki aracın neye ihtiyacı var? Elektriğe veya benzine. Bu elektrik veya benzin ise bizim zihnimizde halihazırda bulunan kelimeler, cümle öbekleri, gramer konseptleri ve kalıplar. Yani biz bunlara sahip değilsek o araç zaten hareket etmeyecek veya çok az hareket edecek. Özetle, pratik yapmadan önce belirli bir İngilizce seviyesine ulaşmış olmamız bu durumda şart gözüküyor.
"Bildiğim halde İngilizce konuşamıyorum."
Durum her zaman bundan ibaret değil. Bazen İngilizce seviyemiz iyi olsa da, gramer bilsek de, kelimelere hakim olsak da konuşmada zorlanabiliyoruz. Bunun sebebi ise zihnimizin İngilizcenin mantığına yabancı kalması olabilir. Yani Türkçe düşünüp sonrasında İngilizce konuşmaya çalışmak. Örneğin:
İtalya’ya gittiği gün onu aramıştım.
Biz bu cümleyi tamamen Türkçedeki hali ile çevirip konuşmaya çalışırsak zorlanabiliriz. Çünkü içerisinde kompleks gramer yapıları, hangi geçmiş zaman olduğunu şaşırtabilecek “-mış” eki var. İki alternatifimiz olabilir:
I called him the day when he went to Italy.
Veya
He went to Italy and I called him on that day.
Yukarıdaki iki cümleye baktığımızda anlam olarak büyük farklar yok. Fakat zihnimiz önce Türkçe düşünüp sonrasında onu İngilizceye geçirmeye çalışınca konuşma esnasında boşluklar, “ııı” sesleri veya sessiz bir bekleyiş ortaya çıkabilir. Bu da konuşma kalitesini ve akıcılığı derinden etkiler. Bu sadece temel bir örnekti. Konuşma milisaniyeler içerisinde gerçekleşen bir iletişim şekli olduğu için, kimi zaman bu cümleyi bambaşka şekillerde ifade ettiğimiz durumlar da yaşanır.

Nasıl daha iyi İngilizce düşünebiliriz?
Neden İngilizce düşünmeye ihtiyacımız var? Cevabı çok basit. Daha akıcı ve güzel konuşabilmek için. Hadi İngilizce düşünelim. Pek olmadı değil m?
Bunun için öncelikle yetişkinlerin avantajlı olduğu bir konudan bahsedeceğiz. Yazma.
Yazma ve konuşma, her ikisi de çıktı verdikleri için, birbirleriyle yakından ilişkilidir. Yazarken de mevcut kelime ve gramer repertuarımızı kullanırız. Bundan dolayı yine içerideki yakıtı harcadığımız söylenebilir. Bunu daha etkili bir hale getirip konuşma becerimizi yükseltmek için de akademik bir araştırmadan bahsedeceğiz.
Serbest Yazının Akıcılığa Etkisi
Free writing nedir? Aslında düzenleme olmadan, gramer ve kelime yazımlarına dikkat edilmeden bir süre dahilinde yazılan özensiz yazılar diyebiliriz. Peki biz neden bundan bahsediyoruz? 2020 yılında Oxford Üniversitesi Yayınları tarafından yayınlanan bir araştırmada ilginç bir sonuçla karşılaşıldı. Araştırmaya katılan öğrencilere 10 dakika limit verildi, ve bu 10 dakika bitene kadar belirli bir konu üzerinde yazı yazmaları istendi. Eğer öğrenciler İngilizcede bir kelimeyi hatırlayamazlarsa kendi dillerinden bir kelime kullanmaları söylendi.
Örneğin “I visited my friend’s şirket yesterday.”. Bunda herhangi bir sorun yoktu. Önemli olan 10 dakika içerisinde olabildiğince çok yazı yazmaktı. Yazıyı bitiren katılımcılardan yazılarını okumaları ve en beğendikleri kısımları işaretlemeleri istendi. Ve sonuçlar aşağıdaki gibi.

Aversiveness (kaçınma), yani yazı yazmadan kaçınmada belirgin bir düşüş oldu. Katılımcılar yazma ve doğal olarak konuşmada daha etkin olduklarını ifade ettiler.
Lack of Confidence (Özgüven eksikliği) parametresinde ise yine bir düşüş gözlendi. Yani katılımcılar İngilizce ile konuşarak veya yazarak ifade etmede kendilerini daha özgüvenli hissettiler.
Son olarak Fear of Evaluation (Değerlendirilme korkusu), yani yargılanma korkularında da düşüş gözlemlendi.

Aynı zamanda kullandıkları kelime sayısında %50 civarında bir artış gözlendi. Yani 10 dakikada ortalama 100 kelime ile metin yazan bir katılımcı, araştırmanın sonunda 150 kelimelik metinleri aynı sürede üretmeye başladı. Bu da doğal olarak kısa sürede daha akıcı konuşma ve yazı demek oluyor.
Bir katılımcının sözleri ise aşağıdaki gibidir:
“At first, when I wrote the journal, I thought about grammar parts and spelling a lot and I needed to spend a lot of time writing the essay perfectly. As time goes by, when I wrote that, I didn’t think about them
and I can express my opinion and thinking naturally. Moreover, when I checked my chart progress, I am satisfied and I got confidence of English”
“İlk başta günlüğü yazarken dilbilgisi ve yazım kurallarını çok düşündüm
ve makaleyi kusursuzca yazmak için çok zaman harcamam gerekiyordu. Zaman geçtikçe, yazarken onları düşünmedim ve şimdi doğal olarak fikrimi ve düşüncemi ifade edebiliyorum. Ayrıca, grafikteki ilerlememi kontrol ettiğim zaman memnun oldum ve İngilizcede kendime güvenim arttı.”
Araştırmanın amacı katılımcıların İngilizce hakkındaki endişelerini azaltmak ve süreç boyunca akıcılıklarını artırmaktı. Ve süreç boyunca bu parametrelerin değiştiğini de gözlemlediler. Buradan bize çıkarılacak uygulama, yazma ve konuşmanın birbiri ile bağlantılı olduğu. Ve birinin gelişimi diğerini destekler nitelikte.
Serbest Yazı ile Konuşma Becerilerimizi Nasıl Geliştirebiliriz?
Özel zaman ayırın: Sadece yazmaya odaklanabileceğiniz sessiz ve rahat bir yer bulun. Günlük serbest yazma pratiğinize belirli bir zaman ayırın.
Bir konu veya teşvik seçin: Yazmak istediğiniz bir konu veya teşvik belirleyin. Sizi ilgilendiren herhangi bir şey veya İngilizce öğrenme hedeflerinizle ilgili bir konu olabilir. Alternatif olarak, "Bugün şimdiye kadar" veya "Ziyaret etmek istediğim bir yer" gibi basit bir teşvikle başlayabilirsiniz.
Bir zaman sınırı belirleyin: Serbest yazma oturumu için belirli bir zaman sınırı belirleyin. 10, 15 veya 20 dakika olabilir, konfor seviyenize ve uygun olan süreye bağlı olarak değişebilir.
Yazmaya başlayın: Herhangi bir kısıtlama veya öz düzenleme yapmadan yazmaya başlayın. Dilbilgisi, noktalama veya yazım hatalarıyla ilgilenmeden sürekli yazın. Düşünceleriniz serbestçe akışsın, hatta bağlantısız veya eksik görünseler bile.
Akıcılığa odaklanın: Serbest yazma oturumu sırasında akıcılığı doğruluktan önce önceliklendirin. Amaç, özgürce İngilizce olarak kendinizi ifade etme becerinizi artırmak ve özgüveninizi geliştirmektir. Hatalarla ilgilenmeyin; bunları daha sonra düzeltebilirsiniz.
Yüksek sesle okuyun ve kaydedin: Serbest yazma oturumunuzu tamamladıktan sonra yazınızı yüksek sesle okuyun. Bunu yapmak, telaffuz, tonlama ve ritim pratiği yapmanıza yardımcı olacaktır. Ayrıca kendinizi konuşurken kaydedebilir ve geri dinleyerek gelişim için alanları belirleyebilirsiniz.
Yansıtma ve gözden geçirme: Yazınız üzerine düşünmek için biraz zaman ayırın. Tekrar eden hataları veya geliştirmeniz gerektiğini düşündüğünüz alanları belirleyin. Bu geri bildirimi kullanarak yazınızı gözden geçirin ve düzeltmeler yapın.
Düzenli olarak tekrarlayın: Serbest yazmayı İngilizce öğrenme rutininizin düzenli bir parçası haline getirin. Bu etkinliğe ne kadar çok katılırsanız, İngilizce olarak kendinizi ifade etme becerileriniz o kadar iyi hale gelecektir.
Geri bildirim arayın: Mümkünse, serbest yazmanızı bir öğretmenle, dil partneriyle veya ana dili İngilizce olan biriyle paylaşın. Değerli geri bildirim sağlayabilir ve geliştirilmesi gereken alanları belirlemenize yardımcı olabilirler.
Kelime dağarcığınızı genişletin: Serbest yazarken belirsiz olduğunuz kelimeler veya ifadelerle karşılaşabilirsiniz. Bunları not alın ve onları araştırmak için alışkanlık edinin. Kelime dağarcığınızı genişletmek, İngilizce konuşma becerilerinizi geliştirecektir.
Unutmayın, düzenli olarak pratik yapmak ve serbest yazma sürecinin keyfini çıkarmak önemlidir. Zamanla, akıcılığınızı, uyumunuzu ve genel İngilizce konuşma becerilerinizi geliştirmekte fark edeceksiniz.
Araştırma Referansı
Benefits of Freewriting in an EFL Academic Writing Classroom
Jeongyeon Park
ELT Journal, Volume 74, Issue 3, July 2020, Pages 318–326, https://doi.org/10.1093/elt/ccaa018




Yorumlar